3 Mayıs 2011 Salı

Nargile Keyfi

http://www.kaptanswing.com/istanbulun-keyif-noktalari-erenler-nargile.asp


Tophane bu iş için biçilmiş gibi kaftan görülür çoğu kişi tarafından. Zaten eski Amerikan Pazarı’nın hemen hemen tamamı bugün nargileci olmuş durumda. Cami duvarıyla dükkanlar arasındaki o daracık alanda, gün geçtikçe yürümek için bırakılan yol iyice daralıyor ve masalar arasındaki mesafe iyiden iyiye kapanıyor.
Yine de, tüm kalabalığına ve gürültüsüne rağmen, Tophane’de nargile içmek başka bir keyiftir. Hizmet kalitesi genelde kötüdür, nargilelerin de çok iyi olduğu söylenemez genel anlamda ama gerek sohbet ortamları, gerek maç günleri kafanızı çevirdiğinizde karşınıza çıkan bir sürü televizyon ekranı olması gibi nedenlerle, Tophane’de nargile içmek güzeldir..
Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi gibi İstanbul’un gözde mekanlarında da nargile konsepti üzerine kurulu birçok mekan bulabilirsiniz aslında ama benim bugün bahsetmek istediğim yer, aslında bence İstanbul’da nargile içilebilecek en iyi yerlerin başında geliyor…
Beyazıt’tan Çemberlitaş’a doğru Divan Yolu üzerinden ilerlerken, sol tarafta, genellikle dikkat çekmeyen bir medrese ve içindeki nargilecilerden bahsedeceğim bugün. Osmanlı döneminde, 1700′lü yıllarda yaptırılan bir medrese, Çorlulu Ali Paşa medresesi, uzun zamandır nargilecilerin mekanı olarak kullanılıyor. Özellikle çevre esnafı ve İstanbul Üniversitesi öğrencileri tarafından bilinen, turistlerin de sıkça uğradığı yerlerden olan bu mekanı benim keşfetmemse, 2-3 sene öncesine dayanıyor.

Yine Sultanahmet civarında, Eski İstanbul turu yaptığımız günlerden birinde, medreseden içeri adımımızı atmış ve hemen sağ taraftaki Erenler Nargile’de kendimize yer bulmuştuk. Aslında Erenler Nargile, bu eski medrese avlusunu iki farklı kafeyle daha paylaşıyor ve her kafenin müdavimi, hedef kitlesi farklı. Erenler’in ilk etapta sayılabilecek en önemli özellikleri, girişte sağda yer alması, medrese avlusunun büyük bir kısmına yayılmış olması ve lezzeti oldukça farklı nargilelere ve bu nargilelerin müdavimlerine sahip olması.
Nargileler deyince, gözünüzde uzun bir liste oluşmasın sakın. Erenler’de, tömbeki dışında, yalnızca 3 çeşit nargile mevcut. Yoğun bir aroması olduğu, hatta içinde anason kokusu olduğu söylenen Elma’ya ilaveten, Cappuccino ve Çilek aromalı nargileleri bulabilirsiniz Erenler’de.
2003 yılında Hürriyet Gazetesi tarafından, Türkiye’nin en iyi on nargilecisi listesinin başında seçilen Erenler, yaklaşık 40 yıldır hizmet veriyor. Hafta içi, hafta sonu demeden sürekli olarak yoğun olan mekanın geceleri saat 02:00′ye kadar hizmet verdiğini ve gecenin geç saatlerinde bile müşterileriyle tıka basa dolu olduğunu söylemek mümkün.
Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği, özellikle sedire oturmuş nargile içen kişileri bol bol fotoğrafladığı mekanın özel bir formülle pişirilen Türk kahvesi de oldukça meşhur. Kahve seven arkadaşların üstüste iki tane içtiğine şahit olduğum için, kesinlikle denemenizi tavsiye edebilirim.

Tıpkı nargile çeşidinin kısıtlı olması gibi, Erenler’de çay çeşitleri de çok sınırlı. Sipariş üzerine değil, eski kahveci usulü dağıtım yapılıyor Erenler’de; çay dolu tepsi insanlar arasında dolaşmaya çıkıyor ve bir sonraki servis için uzun süre beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Mekanda, çay çeşitleri olarak, normal çayın yanısıra, adaçayı ve elma çayı bulabilirsiniz sadece. Küçük bardak çayların, yalnızca 1,25 lira olduğunu, eski tip Paşabahçe su bardaklarında servis edilen büyük çayların da 2,5 liraya satıldığını söylersem, sanırım Erenler’in gerçekten ucuz olduğunu net olarak anlatmış olabilirim.
Mekanın müdavimlerinin kendine has nargile takımları olduğunu da söylemek gerek sanırım. O ihtişamlı, oldukça süslü nargile takımları, duvar dibinde ve iç kısımda saklanıyor ve sahibi geldiğinde servise alınıyor ancak. O yüzden, olur da bir gün yolunuz düşerse, yan tarafınıza gelen süslü, ağır ve ihtişamlı görünümlü nargile takımları sizi şaşırtmamalı.




Erenler Nargile’nin eskide kalmış gibi görünen birçok özelliğini saydık saymasına ama en önemlisini henüz söylemedik. Erenler’de, yediğinizi, içtiğiniz yalnızca siz sayıyorsunuz. Evet, başınızda dikilen, adisyon kesen veya günümüzde moda olduğu üzere, dijital bazı sistemler kullanarak siparişinizi giren, hesabınızı çıkaran garsonlar yok Erenler’de. Nargile keyfiniz bittiğinde, çıkışa doğru yürüyor ve orada ayaküstü söylediklerinize binaen, hesabınızı ödüyorsunuz. Kısacası herşey karşılıklı güven esasına dayalı Erenler’de..
Ve son notlar: Eğer sadece bir kez değil, sık sık ziyarete gelmeyi düşünüyorsanız, nargile, köz, çay servisi yapanlara ufak bahşişler vermeyi unutmayın. Beyazıt Meydanı, Çemberlitaş gibi bilindik yerlere oldukça yakın olduğu için, mekanı bulmak çok kolay olsa da, aşağıdaki Google Maps görüntüsü işleri daha da kolaylaştıracaktır diye umuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder